Pazar, Ekim 19, 2014
"Practise makes perfect"
Yapamam sandığım şeylerin üzerinde çalışıp, tekrar tekrar deneyince yapabildiğimi gördüğüme seviniyorum. Birkaç hafta öncesine kadar benim için son derece zor bir poz olan Bakāsana'yı yapabiliyorum. Sanki kendiliğinden oldu. Yumuşak bir geçişle yapamazdan yapabilir hale geldim. Dünya için küçük, benim için büyük bir adım.
Salı, Eylül 30, 2014
Cumartesi, Eylül 27, 2014
Salı, Eylül 16, 2014
Kafa sesi
İçseslerim, saçlarımı dağıtan rüzgarla birbirine karışıyor.
Bostancı motoruyla adaya gidiyorum. Aniden şu nakarat saplanıyor beynime:
Perşembe, Eylül 11, 2014
Perşembe, Ağustos 07, 2014
Öğlen kaçamağı
Kavun, beyaz peynir, biraz müzik ve kitap.
- KAOS Sound - Pink Floyd FreeForm on TuneIn. http://tun.in/seTA1
- Klasikleri Niçin Okumalı? Italo Calvino, YKK
Cumartesi, Temmuz 12, 2014
Ateşböceği
ODTÜ Maraton e-posta grubuna üyeyim. Birkaç hafta önce Belgrad Ormanı'nda ateşböceği izleme planları yaptılar. İstanbul'da olsam kesin ben de giderdim. Hiç ateşböceği görmemiştim. Ta ki bu akşama kadar...
Gökyüzünde, süper ay denilen şahane bir dolunay vardı. Söylendiğine göre bu dolunay her zamankinden %14 daha büyük görünüyormuş. A1'den dolunay fotoğrafları çeke çeke yürüyordum. Rektörlük'ü geçtim, C Heykeli'ne doğru ilerlerken yaya geçidine gelmeden, kaldırımın çalılık tarafında, önce bir, az ilerisinde de iki fosforlu nokta dikkatimi çekti. Ateşböceği olmasını diledim. Hemen eğildim, fosforlu ambalaj kağıdı parçası olabilirdi. Ama değildi. Telefonun ışığıyla bakma konusunda tereddüt ettim, merakımı yenemeyip açtım. Evet, yanılmamıştım, iki ateşböceğiydi!
Yoldan geçmekte olan iki kişi de bana katıldı, hep birlikte ateşböceklerini incelemeye koyulduk. Biri 8, diğeri 6 yıldır Ankara'daymış. Kütüphaneden dönüyorlarmış. Dediklerine göre bunlar daha önce görmedikleri kadar büyükmüş. İşte çalışkanlığın ödülü:)
Nefis bir dolunay üstüne şahane ateşböcekleri... Doğanın parçası olduğumu tekrar hissettim ve şükrettim.
Gökyüzünde, süper ay denilen şahane bir dolunay vardı. Söylendiğine göre bu dolunay her zamankinden %14 daha büyük görünüyormuş. A1'den dolunay fotoğrafları çeke çeke yürüyordum. Rektörlük'ü geçtim, C Heykeli'ne doğru ilerlerken yaya geçidine gelmeden, kaldırımın çalılık tarafında, önce bir, az ilerisinde de iki fosforlu nokta dikkatimi çekti. Ateşböceği olmasını diledim. Hemen eğildim, fosforlu ambalaj kağıdı parçası olabilirdi. Ama değildi. Telefonun ışığıyla bakma konusunda tereddüt ettim, merakımı yenemeyip açtım. Evet, yanılmamıştım, iki ateşböceğiydi!
Yoldan geçmekte olan iki kişi de bana katıldı, hep birlikte ateşböceklerini incelemeye koyulduk. Biri 8, diğeri 6 yıldır Ankara'daymış. Kütüphaneden dönüyorlarmış. Dediklerine göre bunlar daha önce görmedikleri kadar büyükmüş. İşte çalışkanlığın ödülü:)
Nefis bir dolunay üstüne şahane ateşböcekleri... Doğanın parçası olduğumu tekrar hissettim ve şükrettim.
Cumartesi, Haziran 21, 2014
Cuma, Haziran 20, 2014
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)